the present;

listen to the pronunciation of the present;
English - Turkish

Definition of the present; in English Turkish dictionary

<span class="word-self">thespan> present
bugün, içinde bulunduğumuz zaman
<span class="word-self">thespan> present
şimdiki

Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz. - We are groping for a way out of the present situation.

İnsanlar hatalı olarak, geçmişin şimdikinden daha iyi olduğunu düşünürler. - People mistakenly think that the past was better than the present.

<span class="word-self">thespan> present
dilb. şimdiki zaman