Geçen yazın büyük bölümünde Boston'daydım.
- I was in Boston most of last summer.
Aktör oyunun büyük bölümünde sahnedeydi.
- The actor was on the stage for most of the play.
Çok sayıda misafir vardı-onlardan çoğu bizim öğretmenin sınıf arkadaşları ve arkadaşlarıydı.
- There were many guests - most of them were our teacher's classmates and friends.
Babamın küçük kütüphanesi çoğu polemik tanrılığı içeren kitaplardan oluşuyordu, onların çoğunu okudum. esas oluşuyordu.
- My father's little library consisted chiefly of books on polemic divinity, most of which I read.
... Most of them have not done it yet. ...
... all here today. It's because you write software. And most of you write Android apps. ...