Aslanlar Tom'u her tarafından çevirdi.
- Lions surrounded Tom on all sides.
Evin etrafını çevirttik.
- We've got the house surrounded.
Askerler köyü kuşattı.
- The soldiers surrounded the village.
Polis tarafından kuşatıldık.
- We're surrounded by police.
Brown etrafının çevrildiğini gördü.
- Brown saw that he was surrounded.
Yaşlı bir adam etrafı torunlarıyla çevrili olarak oturdu.
- An old man sat surrounded by his grandchildren.
Çevreleyen tepeler kasabayı korudu.
- The surrounding hills protected the town.
Yeni çevreme uyum sağlamayı oldukça zor buldum.
- I found it pretty hard to adjust to my new surroundings.