the hour of going to rest, steeping time

listen to the pronunciation of the hour of going to rest, steeping time
English - Turkish

Definition of the hour of going to rest, steeping time in English Turkish dictionary

bedtime
{i} yatma zamanı

Neredeyse yatma zamanım. - It's almost my bedtime.

Ben bir çocukken babam bana yatma zamanı hikayeleri okurdu. - My father used to read me bedtime stories when I was a kid.

bedtime
{i} yatak vakti
bedtime
yatma zaman

Ben bir çocukken babam bana yatma zamanı hikayeleri okurdu. - My father used to read me bedtime stories when I was a kid.

Neredeyse yatma zamanım. - It's almost my bedtime.

bedtime
yatma vakti

Çoktan yatma vaktini geçti. - It's already past your bedtime.

Yatma vaktiniz oldukça geçti. - It's way past your bedtime.

English - English
{n} bedtime