Her gün İngilizce çalışıyor musun?
- Do you study English every day?
Roma bir gün içinde kurulmamıştır.
- Rome was not built in a day.
Zamana ayak uydurabileyim diye her gün gazete okurum.
- I read a newspaper every day so that I may keep up with the time.
O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.
- Every time I hear that song, I think of my high school days.
Tom ve Mary gece ve gündüz kadar farklı.
- Tom and Mary are as different as night and day.
Tom bu ay gündüz vardiyasında.
- Tom is on the day shift this month.
Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.
- In this day and age, life without electricity is unimaginable.
Çağının en iyi yazarı olarak görülüyordu.
- He was regarded as the greatest writer of the day.
Onüçüncü doğum gününden birkaç gün sonra Tony de okulu bıraktı.
- A few days after his thirteenth birthday, Tony left school, too.
Düğün gününde öğretmenimizin evine vardık.
- On the day of the wedding, we arrived at our teacher's house.
Tom'u kreşte indirdim.
- I dropped Tom off at daycare.
Gidip çocuğumu kreşten alacağım.
- I will go and pick up my child from daycare.
It was a year ago to the day that I first met him.
... It's supposed to fluctuate throughout the day. ...
... I saw a guy on TV the other day, some lawmaker ...