Yeni bir yardımcı dile ihtiyacımız yok, İngilizce zaten o rolü yerine getiriyor.
- We do not need a new auxiliary language, the English language already fulfills that role.
İngilizceyi seviyorum ama iyi konuşamıyorum.
- I like the English language, but I don't speak it well.
Britanyalı göçmenler standart İngilizce konuşmadılar.
- British immigrants didn't speak standard English.
Büyük kız Britanyalı olmak istiyor.
- The older daughter wants to be British.
İngilizler çok geç davrandı.
- The British acted too late.
O bir İngiliz vatandaşı, ama Hindistan'da yaşıyor.
- He's a British citizen, but he lives in India.