Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

the act of engaging, pledging, enlisting, occupying, or entering into contest

listen to the pronunciation of the act of engaging, pledging, enlisting, occupying, or entering into contest
English - Turkish

Definition of the act of engaging, pledging, enlisting, occupying, or entering into contest in English Turkish dictionary

engagement
{i} sözleşme

Tom sözleşmemizi bozdu. - Tom has broken our engagement.

Medyanın onun sözleşmesi ile ilgili bir söylenti rüzgarı vardı ve hızlı geldi. - The media got wind of a rumor about his engagement and came quickly.

engagement
{i} nişanlanma
engagement
{i} sorumluluk
engagement
(Mukavele) sorumluluk; bağlılık, angajman; söz, taahhüt
engagement
savaş/söz/randevu/nişan
engagement
{i} belirli bir süre için ücretli iş
engagement
bağlılık
engagement
nişanlılık
engagement
ANGAJMAN, çATışMA: Bir hava savunmasında, önleyici bir uçağın silahları veya havadan havaya füzeleri ile yaptığı hücum veya bir savunma topçusunun hava savunma füzesi fırlatımını takiben füzenin durdurma görevi için katettiği yol
engagement
Fetus basının pelvis boşluğunda, fişation'u takiben aşaı inerek öncü kısım (klavuz nokta)'ın spina ischiadica'lar arası hatta varisi veya bu hattın altına inişi (Fetus başı angaje olduğu zaman en geniş transvers kutru (biparyetal kütür) pelvis giriminden geçmiş bulunur)
engagement
{i} birbirine geçme
engagement
{i} söz; vaat, taahhüt
engagement
vaat
engagement
engagement ring nişan yüzüğü
engagement
(Askeri) Çatışma
engagement
meşguliyet
engagement
{i} çarpışma
engagement
rehin
English - English
engagement