O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
- By that time I'll have already left.
O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.
- At that time, the territory belonged to Spain.
Bu sefer Bob muhtemelen kazanacak.
- This time Bob is likely to win.
Bu sefer onu yapamam.
- I can't make it this time.
Bu kez onu deneyeceğim.
- This time I'll try it.
Bu kez cezadan kaçamazsın.
- This time, you won't escape punishment.
Bu defa sonuçları aldı.
- This time, he got results.
Bu defa gitmesine izin vereceğim.
- I'll let it go this time.
O zamanda televizyon seyrediyordum.
- I was watching TV then.
O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.
- Since then, a great deal of change has occurred in Japan.
Öyleyse daha sonra tekrar geleceğim.
- Then I'll come again later.
Hırsız bana vurdu ve gözümü morarttı ve daha sonra kaçtı.
- The thief hit me and gave me a black eye and then ran off.
O zamanlar yemek yemek için eve giderdim.
- I used to go home to eat back then.
O zamanlar sanat zirvedeydi.
- Art was then at its best.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
Dima bir gecede 25 adamla yattı ve sonra onları öldürdü.
- Dima slept with 25 men in one night and then killed them.
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.
- If God doesn't exist in our world, then I will create God with my own hands.
Öyleyse onu görmediğine inanamam.
- I cannot believe you did not see him then.
Oraya gitmek istemiyorsanız, o halde biz de oraya gitmeyiz.
- If you don't want to go there, then we won't go there.
Bunu istemiyorlarsa, o halde ne istiyorlar?
- If they don't want this, then what do they want?
Ancak o zaman onun ne demek istediğini anladım.
- Only then did I realize what he meant.
Neler oluyor biliyor musun? - Hayır. O zaman bütün bunlar ne demek oluyor?
- Do you know what's going on? - No. What's it all about then?
It will be finished before then.
I know what time you told me to be there, but I couldn't get there then.
- I know what time you said you would be there, but I wasn't able to be there at that time.
Had she been alive, my mother would have given me a hand then.
- If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
this time last year.
... your time. Thank you to Hofstra University and to Candy Crowley for organizing and leading ...
... That's the toughest period of time to lose your job. ...