Select Keyboard: Türkçe ▾ X
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
Japonya'da, eğer bir dövmen varsa, kaplıcaların birçoğunda yıkanmana izin verilmeyeceğini biliyor muydun?
- Did you know that in Japan, if you have a tattoo, you won't be allowed to bathe in many of the hot spring resorts?
Tom'un kolunda bir kalp dövmesi vardı.
- Tom had a heart tattooed on his arm.
Tom kız arkadaşının adını koluna dövme yaptırdı fakat sonra o onu terk etti.
- Tom got his girlfriend's name tattooed on his arm, but then she left him.
Şu ana kadar dövme yaptırmayı düşündünüz mü?
- Would you ever consider getting a tattoo?
Dövme yaptırmak aptalca bir fikir.
- Getting a tattoo is a stupid idea.
Tom göğsüne bir dövme yaptırmak istiyor.
- Tom wants to get a tattoo on his chest.
Jones tattoos one into the gap in left; that will clear the bases.