tamamlayan

listen to the pronunciation of tamamlayan
Turkish - English
adjunct
(Kimya) complement
supplementary
(Bilgisayar) completed by
(Tıp) complementary
expletive
(Anatomi) complementer
tamamlayan sözcük
expletive
tamamla
{f} complete

He needed more time to complete the task. - Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.

Let's complete this picture quickly. - Haydi bu resmi çabucak tamamlayalım.

tamamla
fulfill
tamamla
follow through
tamamla
finish off
birbirini tamamlayan mallar
(Ticaret) goods complementary
birbirini tamamlayan unsurlar
vitals
tamamla
consummate
tamamla
followthrough
tamamla
completing

He had a share in completing the job. - O, işi tamamlamada pay sahibi oldu.

I'm not completing your assignments. - Ben senin ödevlerini tamamlamıyorum.

tamamla
completed

All is completed with this. - Hepsi bununla tamamlandı.

I completed the university course comfortably. - Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım.

tamamlayan
Favorites