tökezle

listen to the pronunciation of tökezle
Turkish - English
{f} stumbling
{f} stumble

The horse must have stumbled and have toppled the knight. - At tökezleyip şovalyeyi düşürmüş olmalı.

The kid stumbled and fell to his knees. - Çocuk tökezledi ve dizlerinin üstüne düştü.

tökezlemek
stumble
tökezlemek
{f} stagger
tökezlemek
{f} trip
tökezlemek
stumble over
tökezlemek
fluff
tökezlemek
to stumble
tökezlemek
snag
tökezlemek
loose one's footing
tökezlemek
to stumble, to stagger, to trip
tökezlemek
blunder
tökezlemek
theat. to fluff, muff one's lines
tökezlemek
halt
tökezlemek
miss one's footing
Turkish - Turkish