Geçen yazdan beri yüzmedim.
- I haven't swum since last summer.
Tom bizim havuzda hiç yüzmedi.
- Tom has never swum in our pool.
O yüzmek için denize gitti.
- He went to sea to swim.
Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.
- That river is dangerous to swim in.
Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.
- To swim in the ocean is my greatest pleasure.
Yüzme havuzlarında, su sürekli olarak filtrelerden pompalanır.
- In swimming pools, water is continuously pumped through a filter.
O, çocukların havuzda yüzüşünü izledi.
- She watched the children swimming in the pool.
O, onun yüzüşünü izledi.
- She watched him swim.
Yüzmeyi kaymaya tercih ederim.
- I prefer swimming to skiing.
Ne zaman burada yüzebilirim?
- When can I swim here?
Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.
- Swimming across the lake almost finished me.
Yüzerek geçmek imkânsız. Nehir çok geniş.
- It's impossible to cross the river by swimming. It's too wide!
I'm going for a swim.
Sink or swim.