Kırmızı bir spor araba aldım.
- I bought a red sports car.
Elmalar kırmızı veya yeşildir.
- Apples are red or green.
Bizim aile bütçesi borçludur.
- Our family budget is in the red.
Şirketimizin geleceği tehlikede. Son birkaç yıldır aşırı derecede borçluyuz.
- The future of our company is at stake. We have been heavily in the red for the last couple of years.
Tom kızıl saçlı biridir.
- Tom is the one with red hair.
John kızıl saçlı bir kadını öptü.
- John kissed any woman with red hair.
Bu kan değil. Sadece kırmızı boya.
- This isn't blood. It's just red paint.
O saçını kırmızı boyadı.
- She dyed her hair red.