You're a good presenter.
- Sen iyi bir sunucusun.
No wonder that the presenter sounded weird, she was sick.
- Sunucunun tuhaf göründüğüne şaşmamalı. O hastaydı.
I can't check my mail. The server is down.
- Postamı kontrol edemiyorum. Sunucu bozuk.
I need to configure this server with an appropriate firewall system.
- Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.
Tom works as an announcer on television.
- Tom sunucu olarak televizyonda çalışıyor.
I want to become a TV announcer in the future.
- İleride bir TV sunucusu olmak istiyorum.
Who's your favorite talk show host?
- Favori talk show sunucun kim?
The new TV host is a little rigid.
- Yeni televizyon sunucusu biraz sert.