She is a good English speaker.
- O, iyi bir İngiliz spikerdir.
The speaker aroused the anger of the audience.
- Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti.
Who's your favorite announcer on CNN?
- CNN'de favori spikeriniz kimdir?
The mother of that child is an announcer.
- O çocuğun annesi bir spiker.