Bugün ne çeşit televizyon programları var?
- What sort of television programs are on today?
O bir peri masalından bir çeşit prenses gibi görünüyordu.
- She seemed like some sort of princess from a fairy tale.
Tom bir çocuk olarak hayli utangaçtı.
- Tom was sort of shy as a kid.
Ben bir nevi Tom'a aşık oldum.
- I sort of had a crush on Tom.
O, ne tür bir oyundur?
- What sort of play is it?
O tür şeyi ne tip insan yapardı?
- What sort of person would do that kind of thing?
Kaynamış bir yumurtanın kabuğunu temiz bir şekilde nasıl çıkarırsın? Bir çeşit hile var mı?
- How do you take off the shell of a boiled egg cleanly? Is there some sort of trick?
Ne çeşit bir evin var?
- What sort of house do you have?
Biz ne tür bir tehlikedeyiz?
- What sort of danger are we in?
Bu tür iş çok sabır gerektirir.
- This sort of work calls for a lot of patience.
O tür şeyi ne tip insan yapardı?
- What sort of person would do that kind of thing?
Bu tip yerlere ne tip insanlar takılırlar?
- What sort of people hang out at a place like this?
Postacı her sabah postaları sınıflandırır.
- The postmen sort the mail each morning.
Sen hayvanları nasıl sınıflandıracaksın?
- How will you sort the animals?
Onun kağıtlarını ayıklamak için birkaç gün harcadım.
- I spent several days sorting through her papers.
Tom, birkaç şeyi tasnif etmesi gerektiğini söyledi.
- Tom said he needed to sort a few things out.
Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.
- It took quite a while to sort out all our luggage.
Biz öğrencilerin isimlerini alfabetik olarak sıralamalıyız.
- We ought to sort the students' names alphabetically.
Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.
- It took quite a while to sort out all our luggage.
Hiç kimsenin o tür şey için zamanı yoktu.
- No one has time for that sort of thing.
Ben onun tamamına sıralanmış olarak sahibim.
- I've got it all sorted.
O, dosyaları alfabetik olarak sıraladı.
- She sorted the files in alphabetical order.
Bu yer oldukça romantik.
- This place is sort of romantic.
Sana oldukça aşık oldum.
- I sort of had a crush on you.
It sort of makes sense the way he explains it, but I still don't really understand.
I had a sort of my cupboard.
... Since this is a YouTube interview, there's sort of a tradition that we have that -- where ...
... We've sort of settled for being well. ...