sorgend

listen to the pronunciation of sorgend
English - Turkish

Definition of sorgend in English Turkish dictionary

caring
{s} yardımsever
caring
kayıt
ensuring
güvence vererek
supplying
sağlayarak
caring
şefkatli

Mary şefkatli bir eş ve annedir. - Mary is a caring wife and mother.

Tom sevgi dolu ve şefkatli bir beyefendi. - Tom is a loving and caring gentleman.

ensuring
{f} güvence ver
ensuring
{i} sigortalama
supplying
{i} sağlama

Onlar teröristlere silah sağlamakla suçlandılar. - They were accused of supplying arms to terrorists.

supplying
{f} sağla

Onlar teröristlere silah sağlamakla suçlandılar. - They were accused of supplying arms to terrorists.

caring
müşfik
caring
şefkâtli

she was caring.

Fil çocukları için çok şefkatli bir anne. - The elephant is a very caring mother for its children.

Tom sevgi dolu ve şefkatli bir beyefendi. - Tom is a loving and caring gentleman.

ensuring
güvence
caring
{s} sempatik

Kocam sevecen ve sempatik. - My husband is loving and caring.

caring
önemseme
supplying
donatım
supplying
donatma