O, zaman zaman beni ziyaret etti.
- He occasionally visited me.
Anne zaman zaman oğlunun mektubunu yeniden okuyordu.
- The mother occasionally reread her son's letter.
Bu şehirde ciddi bir su sıkıntısı var, yani biz bazen banyo olmaktan vazgeçmeliyiz.
- There is a severe shortage of water in this city, so we must give up having a bath occasionally.
Onlar bazen buraya gelir.
- They come here occasionally.
Robert ara sıra beni ziyaret eder.
- Robert occasionally visits me.
Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.
- They visited me occasionally.