Sami saldırganlarından kaçamadı.
- Sami couldn't run away from his assailants.
Saldırganını vurdu ama onu öldürmedi.
- He shot his assailant but didn't kill him.
Yaraların vücuttaki konumundan, polis saldırganın solak olduğunu tespit etti.
- From the position of the wounds on the body, the police could tell that the attacker was left-handed.
Saldırganın kim olduğunu bilmiyoruz.
- We don't know who the attacker was.