Ben gerçekten Tom'un konserine gitmek istiyordum ama onun hepsi satılmıştı.
- I really wanted to go to Tom's concert, but it was sold out.
Tuz ağırlıkla satılmaktadır.
- Salt is sold by weight.
Ayakkabı çift olarak satılmaktadır.
- Shoes are sold in pairs.
Bu şu anda satılan en iyi amplifikatör.
- This is the best amp currently being sold.
Burada satılan bira yok.
- There's no beer sold here.
Bu ilaç, halen eczanelerde satılmamaktadır.
- This medicine is still not sold in pharmacies.
Evi avantajlı şekilde sattım.
- I sold the house to advantage.