Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.
- Tom and Mary carried the injured man to the side of the road.
Hipotenüsün karesi diğer iki kenarın kareleri toplamına eşittir.
- The square of the hypotenuse is equal to the sum of the squares of the other two sides.
Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.
- Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Onlar sokağın diğer tarafında yaşıyorlar.
- They live on the other side of the road.
Yanımdasın; şimdi her şey iyi.
- You're by my side; everything's fine now.
Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz.
- Wherever you go, you see a lot of bicycles left on sidewalks near stations.
Kapının yanında duran o adamın ve pencerenin yanındaki odanın diğer tarafındaki o kadının fotografik anıları var.
- That man standing near the door and that woman on the opposite side of the room next to the window have photographic memories.
Bu bina önden büyük görünüyor ama yandan değil.
- This building looks large from the front, but not from the side.
Okul, nehrin bu yakasında mı?
- Is the school on this side of the river?
Kentimiz nehrin doğu yakası'ndadır.
- Our town is on the East Side of the river.
Ayrıca ketçap almak istiyorum.
- I'd like to have ketchup on the side.
Ayrıca diğer tarafı da dinlemelisin.
- You should also listen to the other side.
O, yan tarafında bir ağrı hissetti.
- She felt a pain in her side.
Onun yan tarafında bir ağrısı var.
- He has a pain in his side.
Hayata her zaman olumlu yönden bak.
- Always look on the bright side of life.
Tom'un hikaye yönünü duydum.
- I heard Tom's side of the story.
Her öykünün bir de diğer yüzü vardır.
- There are two sides to every question.
O kazağını ters yüz giydi.
- He put on his sweater wrong side out.
John wrote 15 sides for his essay!.
The patient was bleeding on the right side .
How does it feel...to...side in with those who voted against you in 1947?.
He had to put a bit of side on to hit the pink ball.
Look on the bright side.
Do you want a side of cole-slaw with that?.
A square has four sides.
I just want to see what's on the other side — James said there was a good film on tonight.
A cube has six sides.
... got to get all of these things working together and the environment can be on the side of ...
... So I sat there on the side of the road, and before I called ...