Aniden bir çığlık duydum.
- Suddenly, I heard shouting.
Her yerde çığlık ve kargaşa vardı.
- There was shouting and confusion everywhere.
Bağırmaktan sesleri kısıldı.
- They were all hoarse from shouting.
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.
- Shouting at your computer will not help.
Bağırmanıza gerek yok. Sizi duyabiliyorum.
- You don't have to shout. I can hear you.
Bağırma sesi giderek zayıfladı.
- The sound of shouting grew faint.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.
- He shouted at the top of his voice.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.
- She shouted at the top of her voice.
Bağırmaktan sesleri kısıldı.
- They were all hoarse from shouting.
Dikey kayalıklardan uzak durun! o bağırdı.
- Keep away from the vertical cliff! she shouted.
Man at the bar cos it was his shout.
... I don't think I could be shouting it from the roof tops ...
... ( shouting ) ...