I call my sweetheart darling.
- Ben canım sevgilimi ararım.
What are you doing, darling?
- Ne yapıyorsun, sevgilim?
He lost his most beloved son.
- En sevgili oğlunu kaybetti.
Happy birthday, my beloved friend.
- Doğum günün kutlu olsun, sevgili arkadaşım.
My dear, maybe you are hiding something from me!
- Sevgilim, belki benden bir şey saklıyorsun.
I was aided by a dear friend.
- Sevgili bir arkadaşım tarafından desteklendim.
Buying jewelry for Valentines Day gifts is difficult.
- Sevgililer günü hediyeleri için mücevher satın almak zordur.
Sami gave Layla a Valentine's Day card.
- Sami, Leyla'ya bir Sevgililer Günü kartı verdi.
My lover doesn't love me.
- Sevgilim beni sevmiyor.
I love you, dear sister.
- Sevgili kız kardeşim, seni seviyorum.
I call my sweetheart darling.
- Ben canım sevgilimi ararım.
I married my high school sweetheart.
- Lise sevgilimle evlendim.
I can think of him as a very good friend, but I can't think of him as a lover.
- Onu çok iyi bir arkadaş olarak düşünebilirim fakat onu bir sevgili olarak düşünemem.
The people who come on the Maury Povich show often make pretentious claims about their lovers cheating on them.
- Maury Povich'e gelen insanlar genellikle sevgililerinin onları aldattıkları ile ilgili önemli iddialarda bulunmaktadırlar.
I'm going to meet my brother's girlfriend tonight.
- Bu gece kardeşimin sevgilisiyle buluşacağım.
Mary thinks that she's Tom's girlfriend, but for Tom, she's just a friend.
- Mary Tom'un sevgilisi olduğunu düşünüyor ama Tom için o sadece bir arkadaş.
Wish all my friends and loved one Happy New Year.
- Bütün arkadaşlarıma ve sevgilime Mutlu Yıllar diliyorum.
You're the teacher's pet.
- Sen öğretmenin sevgilisisin.
And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.
- Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.
I'm angry with my boyfriend for forgetting about Valentine's Day.
- Sevgililer Gününü unuttuğu için erkek arkadaşıma kızgınım.
She's got a Turkish boyfriend.
- Onun Türk bir sevgilisi var.
My significant other works at a language school and loves it very much.
- Benim sevgilim bir dil okulunda çalışıyor ve onu çok seviyor.
Tom's suffering from the absence of his sweetheart Mary.
- Tom sevgilisi Mary'in yokluğundan dolayı acı çekiyor.
We were high school sweethearts.
- Biz lise sevgilileriydik.
I am not a Polish detective, dear lady. I am an international detective.
- Sevgili bayan, ben Polonyalı bir dedektif değilim. Ben uluslararası bir dedektifim.
Mary's not happy that her boyfriend has to kiss another girl for the school play.
- Sevgilisi okul oyunu için başka bir kızı öpmek zorunda olduğu için Mary mutsuz.
To tell the truth, she is my girlfriend.
- Gerçeği anlatmak gerekirse o benim sevgilim.
I wish it was Valentine's Day!
- Keşke sevgililer günü olsa!
Tom asked Mary if she was free on Valentine's Day.
- Tom Mary'ye Sevgililer Günü'nde boş olup olmadığını sordu.
Translations are like lovers- the beautiful ones are never faithful, and the faithful ones are never beautiful.
- Çeviriler sevgililer gibidir.Güzel olanlar sadık değildir ve sadık olanlar güzel değildir.
They are our dearest friends.
- Onlar bizim en sevgili arkadaşlarımız.