set free as from prison or duty

listen to the pronunciation of set free as from prison or duty
English - Turkish

Definition of set free as from prison or duty in English Turkish dictionary

discharged
boşalmak
discharged
azledilmek
discharged
taburcu

O taburcu edilmek üzere. - She's about to be discharged.

Bugün hastaneden taburcu oldum. - I was discharged from hospital today.

discharged
boşalmış
discharged
boşaltılan
discharged
deşarj olmak
discharged
(Kanun) ödenmiş
discharged
taburcu olmak
released
(Askeri) müsaade edilmiş
released
taburcu olmak
released
serbest bırakılmış

Rehineler yarın serbest bırakılmış olacak. - The hostages will be released tomorrow.

released
açığa çıkan
released
çıkmak
released
{f} serbest bırak

Tom geçen ay cezaevinden serbest bırakıldı. - Tom was released from prison last month.

Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi. - The prisoner asked to be released early.

released
(Bilgisayar) bırakıldı

Tom hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu. - Tom had been released from the hospital, but he was still recovering from the gunshot wound.

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu. - Mary waited years for Tom to get out of prison and was very happy when he finally got released.

discharged
boşal

Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı. - A sewage treatment plant discharged toxic chemicals into the town's water supply.

released
MÜSAADE EDİLMİŞ: Hava savunmada, görevlerinden ve hazır olma durumundan çıkarılmış silah ve personel, serbest bırakılınca, kendilerine hazırlık durumuna tekrar geçecekleri bir zaman verilir
discharged
bosal
English - English
released
discharged
set free as from prison or duty

    Hyphenation

    SET free as from pris·on or du·ty

    Turkish pronunciation

    set fri äz fırm prîzın ır dyuti

    Pronunciation

    /ˈset ˈfrē ˈaz fərm ˈprəzən ər ˈdyo͞otē/ /ˈsɛt ˈfriː ˈæz fɜrm ˈprɪzən ɜr ˈdjuːtiː/
Favorites