Biz onu iyi bir kıdemli olarak görünüyoruz.
- We look up to him as a good senior.
O bana göre iki yıl kıdemli.
- She is senior to me by two years.
O hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.
- She holds a senior position in the government.
O, hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.
- He holds a senior position in the government.
Tabii, birçok emektar vatandaş emeklilikten memnundur.
- Of course, many senior citizens are happy with retirement.
Kim ondan iki yıl kıdemliydi.
- Kim was two years senior to him.
O bana göre altı yıl kıdemli.
- She is senior to me by six years.
Yaşlıların ruhları kötü havaya rağmen yüksekti.
- The senior citizens' spirits were high in spite of the bad weather.
Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.
- You must respect senior citizens.
Lise son sınıf öğrencisi misin?
- Are you a senior high school student?
Hyogo Üniversitesinde son sınıf öğrencisiyim.
- I am a senior at Hyogo University.
O, hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.
- He holds a senior position in the government.
O hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.
- She holds a senior position in the government.
It's an old-fashioned company, with parking spaces and other perks doled out on the basis of seniority.
four years her senior.
John is two years older than I am.
- John is senior to me by two years.