second, an short indeterminate period of time

listen to the pronunciation of second, an short indeterminate period of time
English - Turkish

Definition of second, an short indeterminate period of time in English Turkish dictionary

sec
(şarap) sek
sec
i., k. dili saniye
sec
{k} second, secondary, secretary, section
sec
{s} dry
sec
ikinci

Onun ikinci oğlu evlendi ve yuva kurdu. - His second son married and settled down.

Doktorlar ikinci operasyonu uygulamayı reddettiler. - Doctors refused to perform a second operation.

sec
Securities and Exchange Commission tahvil borsasını teftiş eden resmi daire
sec
{s} buruk
sec
{s} sek

Sekreterim terfî için sıkıştırıyor. - My secretary is pushing for a promotion.

Sen gerçekten iyi bir sekretersin. Her şeyle ilgilenmemiş olsaydın , ben hiçbir şey yapamazdım. Sen harikasın. - You are a really good secretary. If you didn't take care of everything, I couldn't do anything. You are just great.

English - English
sec

Wait a sec!.