Bir dakikada altmış saniye vardır.
- One minute has sixty seconds.
Bir saniyeliğine öleceğimi sandım.
- For one second I thought I would die.
Doktorlar ikinci operasyonu uygulamayı reddettiler.
- Doctors refused to perform a second operation.
Onun ikinci oğlu evlendi ve yuva kurdu.
- His second son married and settled down.
O başkanın sekreteri her zaman aşırı resmîdir.
- That president's secretary is always prim.
Sekreterim terfî için sıkıştırıyor.
- My secretary is pushing for a promotion.
Wait a sec!.
... MR. LEHRER: Excuse me, one sec ' excuse, me sir. (Laughter.) We've got ' we've got ...