scare, alarm; cause to run away; intimidate

listen to the pronunciation of scare, alarm; cause to run away; intimidate
English - Turkish

Definition of scare, alarm; cause to run away; intimidate in English Turkish dictionary

frighten
korkutmak

Seni korkutmak istemedim. - I didn't want to frighten you.

Seni korkutmak istemedim. - I didn't mean to frighten you.

frighten
ürkütmek
frighten
korkutup kaçırmak
frighten
korkut

Fırtınanın hiddeti çocukları korkuttu. - The fury of the storm frightened the children.

Korku filmleri beni korkutur. - Horror movies frighten me.

frighten
{f} ödünü patlatmak
frighten
frighten korkut
frighten
{f} dehşete düşürmek
English - English
{f} frighten