Ben denize açılmak istedim.
- I wanted to go sailing.
Tom kiminle denize açılmak istedi?
- Who did Tom want to go sailing with?
Yokohama'dan Kobe'ye yelkenli ile gittik.
- We sailed from Yokohama to Kobe.
Rüzgara karşı yelken açtık.
- We sailed against the wind.
Hiçbir yelkenli bundan daha hızlı değildir.
- No sailboat is faster than this one.
Tom küçük yelkenlilere kaptanlık yapmaktan hoşlanır.
- Tom likes to skipper small sailboats.
Bu gemi sefere çıkmak üzeredir.
- The ship is about to set sail.
Gemi öğleyin hareket edecektir.
- The ship will set sail at noon.
Ben de seninle yelken açmak için sabırsızlıkla bekliyorum.
- I'm looking forward to going sailing with you.
Tom hâlâ Mary ile yelken açmak istiyor.
- Tom still wants to go sailing with Mary.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.
- I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Tanrı rüzgarı sağlar, ama insanın yelkenleri yükseltmesi gerekir.
- God provides the wind, but man must raise the sails.
Bütün yelkenler indirildi.
- All the sails were taken down.
Tom kiminle denize açılmak istedi?
- Who did Tom want to go sailing with?
Tom'un neden gelecek hafta bizimle denize açılmak istemediğini bilmiyorum.
- I don't know why Tom doesn't want to go sailing with us next week.
Let's go for a sail.
We caught three sails today.
It really took the wind out of his sails to know that even if he won the match, he could only place fourth in the tournament.
... For tacking into the wind, he uses triangular sails, ...