Orada yirmi civarında insan vardı.
- There were twenty or so people there.
Neden altı civarında uğramıyorsun?
- Why don't you come over around six or so?
Yaklaşık yirmi dakika içinde döneceğim.
- I'll be back in twenty minutes or so.
Bir sonraki randevumdan önce hâlâ yaklaşık bir saatim var.
- I still have an hour or so before my next appointment.
Aptal ya da falan olduğumu düşünüyor musun?
- Do you think I'm stupid or something?
Sen bir polis falan mısın?
- Are you a cop or something?
It was about half full or so.