Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

reviving; reanimating

listen to the pronunciation of reviving; reanimating
English - Turkish

Definition of reviving; reanimating in English Turkish dictionary

refreshing
{s} canlandırıcı

Esperanto canlandırıcı bir şekilde farklı. - Esperanto is refreshingly different.

Kahvaltıdan önce bir yürüyüş canlandırıcıdır. - A walk before breakfast is refreshing.

refreshing
ferah

O oldukça ferahlatıcı. - It's quite refreshing.

O, ferahlatıcı bir yürüyüş yaptı. - He made a refreshing walk.

refreshing
(Bilgisayar) yeniliyor
refreshing
ihya edici
refreshing
güçlendirici
refreshing
tazeleyerek
refreshing
değişik

Bu ferahlatıcı bir değişiklik. - This is a refreshing change of pace.

refreshing
ilginç
refreshing
dinlendirici
refreshing
(Tıp) Hayat verici, canlandırıcı, kuvvetlendirici
refreshing
{s} dinçleştirici
refreshing
{s} serinletici
refreshing
hayat verici
refreshing
ilginç/canlandırıcı
refreshing
{s} canlandırıcı, diriltici, ihya edici
refreshing
{s} ferahlatıcı

O oldukça ferahlatıcı. - It's quite refreshing.

Ferahlatıcı bir tadı var. - It has a refreshing taste.

refreshing
{s} (canı sıkkın veya oldukça umutsuz birine) çok hoş gelen veya umut veren
refreshing
(sıfat) canlandırıcı, dinçleştirici, serinletici, canlandıran, ferahlatıcı
English - English
refreshing