Bütün öğrenciler savaşı protesto ettiler.
- All the students protested against the war.
İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.
- People are protesting against nuclear weapons.
Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.
- He said the South had good reason to protest.
O yeni planı protesto etti.
- He protested against the new plan.
Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor.
- He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.
Polis, göstericilere birçok göz yaşartıcı bomba attı.
- The police threw many tear-gas grenades at the protesters.
İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu.
- He submitted his resignation in protest of the company's policy.
Tom protesto etmek için ağzını açtı.
- Tom opened his mouth to protest.
Protesto etmek için istifa etmeye karar verdi.
- Conkling decided to resign in protest.
Biz destek için temyize gittik.
- We made an appeal for support.
Tom'un mahkumiyeti temyiz oldu ve kazandı.
- Tom appealed his conviction and won.
Bence o gerçekten albenilidir.
- I think that's really appealing.
Protestocuların üçü yaralandı.
- Three of the protesters were wounded.
Protestocular girişe barikat kurdular.
- The protesters barricaded the entrance.
2020 yılında, tüm kamu kurumlarında Almanca kullanımı nüfusun bir kısmında kitlesel protestolara rağmen, İngilizce lehine kaldırılmıştır.
- In 2020, the use of German in all public institutions was abolished in favor of English, despite massive protests on the part of the population.
Gittikçe daha fazla öğrenci protestolara katılıyor.
- More and more students are joining the protests.
Tom yardım başvurusunda bulundu.
- Tom appealed for help.
Tom yardım için bize başvurdu.
- Tom appealed to us for help.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.
- Many Americans protested the purchase of Alaska.
Bütün öğrenciler savaşı protesto ettiler.
- All the students protested against the war.
Siz bir protestan mısınız?
- Are you a Protestant?
1859'dan itibaren, Amerika'dan Protestan misyonerler gelmeye başladı ve Katolik ve de Rus Ortodoks kiliseleri de misyonerlik çalışmalarına aktif olarak dahil oldular.
- From 1859, Protestant missionaries from America started to arrive, and the Catholic and Russian Orthodox churches also became actively involved in missionary work.
Polis, göstericilere birçok göz yaşartıcı bomba attı.
- The police threw many tear-gas grenades at the protesters.
Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
- The protesters burnt down the synagogue.
O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu.
- He probably meant that people go to demonstrations just to show up instead of actually protesting.
İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.
- People are protesting against nuclear weapons.
I protest my innocence.
They protested the demolition of the school.
The public took to the streets to protest over the planned change to the law.
In all Penelope's devotion to her husband there is an ever present sense that the lady doth protest too much.
I'm washing-up under protest because it's not my turn.
... You must call, you must not stop, you must protest ...