Önceki deneyim gerekli değildir.
- No prior experience is required.
Önceki uyarılar yoktu.
- There were no prior warnings.
Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.
- I'm sorry, but I have a prior engagement.
Sanığın önceden hiçbir mahkumiyeti yok.
- The defendant has no prior convictions.
Diğer gezegenlerin sömürgeleştirilmesini en öncelikli konularımızdan biri yapmalıyız.
- We must make colonization of other planets one of our top priorities.
Diğer gezegenlerin sömürgeleştirilmesi bizim en öncelikli konularımızdan biridir.
- Colonization of other planets is one of our top priorities.
Plan öncelik ve aciliyeti düşürmektedir.
- Being less urgent, this plan is lower in priority.
Siparişinize en büyük önceliği verdik.
- We have given your order highest priority.
Tazelik bizim önceliğimizdir.
- Freshness is our top priority.
Önceliğin ne olması gerektiğine karar verememek en büyük sorundur.
- Not being able to decide what the priority should be is the biggest problem.
Tom'un eski suç kaydı yok.
- Tom has no prior criminal record.
O, ben varmadan önce oldu.
- It happened prior to my arrival.
5 Nisan sabahına kadar ona ihtiyacım var, bu yüzden toplantıdan önce diğer üyeler tarafından gözden geçirilebilir.
- I need it by the morning of April 5, so it can be reviewed by other members prior to the meeting.
The doctor had known three months prior.
I had no prior knowledge you were coming.
His prior residence was smaller than his current one.
I had no prior knowledge of linguistics, but that didn't stop me writing a dictionary.
The defendant was convicted because the prosecutor proved the defendant's prior knowledge of the victim's particular vulnerability.
... much debt held by by the public as all prior presidents combined. ...
... MICHELLE PHAN: Well, prior to starting my YouTube channel ...