Aoi'nin hobisi dans etmektir.
- Aoi's hobby is dancing.
O, bütün gece diskoda dans etmeye devam etti.
- She kept dancing at the disco all night.
Onlar müzik eşliğinde dans ediyorlardı.
- They were dancing with the music.
O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.
- She takes singing and dancing lessons, not to mention swimming and tennis lessons.
Onun canı dansetmek istedi.
- She felt like dancing.