O, mektubu parçalara ayırdı.
- She tore the letter into pieces.
Cam parçalara bölündü.
- The glass broke to pieces.
Odada dört parça mobilya vardı.
- There were four pieces of furniture in the room.
Tom pastayı altı parçaya böldü.
- Tom cut the pie into six pieces.
... pieces of technology that I'm not in any way ...
... some unfortunate pieces of legislation ...