Bekleme salonunda beş hasta vardı.
- Five patients were in the waiting room.
Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.
- Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea.
Sabırlı olmak zorundasın.
- You have to be patient.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.
- Be patient please. It takes time.
Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.
- Cancer patients often have to deal with debilitating bouts of nausea.
Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.
- Some doctors say something to please their patients.
Tom sabırla Mary'nin gelmesini bekledi.
- Tom waited patiently for Mary to arrive.
Tom üç saat sabırla bekledi.
- Tom waited patiently for three hours.
Sadece sabırlı olmak zorundayız.
- We just have to be patient.
Benim tavsiyem sabırlı olmaktır.
- My advice is to be patient.
The subject of a passive verb is usually a patient.
... example I know of somebody who is a model patient. ...
... were some of the questions that I asked on my patient ...