past of conceal

listen to the pronunciation of past of conceal
English - Turkish

Definition of past of conceal in English Turkish dictionary

concealed
gizlenen
concealed
görünmez
concealed
kapanmak
concealed
gizli
concealed
saklı
concealed
gizle(mek)
concealed
gizle

Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi. - Mrs Cockburn concealed her name lest the knowledge of her sex and youth should produce a prejudice against her work.

Tom öfkesini Mary'den gizledi. - Tom concealed his anger from Mary.

concealed
{f} gizle: adj.gizli
concealed
{f} gizle: adj.gizlenen
concealed
{s} gizlenmiş

Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu. - Tom was carrying a concealed weapon.

English - English
concealed