Sami'nin yalanları daha büyük ve daha saçma.
- Sami's lies got bigger and more outlandish.
Kız kardeşim müziğe düşkündür.
- My sister is fond of music.
O, tenis oynamaya düşkün.
- He is fond of playing tennis.
Tom'un Mary ile ilgili sevgi dolu anıları var.
- Tom has fond memories of Mary.
Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.
- Ann is exceedingly fond of chocolate.
Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.
- My grandfather is fond of taking a walk early in the morning.
Ben okumayı çok severim.
- I am fond of reading.
Avusturalya yemeklerine çok meraklıyımdır.
- I am fond of Australian food.
Ben sinema meraklısıyım.
- I am fond of the cinema.
Ben sinema meraklısıyım.
- I am fond of the cinema.
Kız kardeşim müziğe meraklıdır.
- My sister is fond of music.
The rock star wore black with outlandish pink and green spiked hair.
... So it's not an outlandish-- I didn't ...