Birbirlerine hediyeler verirler.
- They give presents to one another.
Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
- All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood.
Biz birbirimizi anlamaya çalışmalıyız.
- We should try to understand one another.
Alan Tate ve ben bir süre birbirimize baktık.
- Alan Tate and I looked at one another for a while.
İnsanlar birbirlerini sevmeliler.
- People should love one another.
İnsanlar birbirlerini sevmeliler.
- People must love one another.
İnsanlar birbirinin uğruna var olurlar.
- Men exist for the sake of one another.
Newton'un yer çekimi kanunu organların birbirini çekme tarzıyla ilgili birçok bilimsel deney ve gözlemlere dayalı matematiksel bir anlatımdır.
- Newton's law of gravity is a mathematical description of the way bodies are observed to attract one another, based on many scientific experiments and observations.
Üç genç birbirine baktı.
- The three boys looked at one another.
İki cadde birbirine paralel çalışır.
- The two streets run parallel to one another.
Rainy days seemed to follow one another all summer.