Tom genellikle beş yıldızlı otellerde kalır. - Tom usually stays at five-star hotels.
Okulumuzdaki birçok öğrenci gibi, Tom geç saatlere kadar gece eğitimine kalır. - Like many students at our school, Tom stays up until late at night studying.
English - English
Definition of of stay, a woman's bodice, ropes in a ship in English English dictionary