o zamana kadar

listen to the pronunciation of o zamana kadar
Turkish - English
thus far
until when
until then

Until then, Tom had never seen Mary in jeans. - O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi

It's supposed to rain tomorrow night, so let's leave our umbrellas until then. - Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.

by then

We will move into our new house next month if it is completed by then. - O zamana kadar tamamlanırsa gelecek ay yeni evimize taşınacağız.

By then, however, it was too late. - Ancak, o zamana kadar, çok geçti.

by that time

They had been married for ten years by that time. - Onlar o zamana kadar on yıl evliler.

We will start at two o'clock if it has stopped raining by that time. - O zamana kadar yağmur durursa biz saat ikide başlayacağız.

till then

We'll just have to wait till then. - Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.

What do I do till then? - O zamana kadar ne yaparım?