Hiç birimiz mükemmel değiliz.
- None of us are perfect.
Hiç birimiz Fransızca bilmiyor.
- None of us speak French.
Bu günlerden biri bu günlerden hiçbiri değil.
- One of these days is none of these days.
Oyunların hiçbiri heyecan verici değil.
- None of the games were exciting.
Herhangi bir ev, hiç olmamasından daha iyidir.
- Any house is better than none.
Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
- None of the computers can continue to run with a burnt card.
Onun sizinle bir ilgisi yok.
- It's none of your business.
Biraz tuz istedim fakat kavanozda hiç yoktu.
- I wanted some salt, but there was none in the jar.
Herkes için bir arkadaş hiç kimse için bir arkadaştır.
- A friend to all is a friend to none.
Hiç kimse onu Tom'un yapabildiği kadar iyi yapamaz.
- None can do it as good as Tom can.
Onlardan hiçbiri mevcut değil.
- None of them are present.
Onların hiçbiri mutlu değil.
- None of them are happy.
Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.
- I hope that none of them got into an accident.
Dün televizyonda aynı saatte üç iyi film vardı. Ve onlardan hiçbirini görmedim.
- Yesterday, there were three good films at the same time on the TV. And I saw none of them.
Hiç biriniz kovulmayacaksınız.
- None of you are going to be fired.
Hiç birimiz mükemmel değiliz.
- None of us are perfect.
the foles toke their lampes, but toke none oyle with them.
I felt none the worse for my recent illness.
And up into his contour-hous gooth he / To rekene with hymself, wel may be, / Of thilke yeer how that it with hym stood, / And how that he despended hadde his good, / And if that he encresses were or noon.
Alas, none of these people were writing the reviews.
Now don't you worry none.
... As long as there's lots of competitors, none of the ...
... in terms of the additional oil production, but none of it came on federal land. As a ...