nefes al

listen to the pronunciation of nefes al
Turkish - English
breathe

He lies as naturally as he breathes. - Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.

It's not possible to breathe here. - Burada nefes almak mümkün değil.

respire
{f} breathing

Pneumonia causes difficulty in breathing. - Zatürre nefes almada zorluğa neden olur.

She was breathing hard. - O zor nefes alıyordu.