named insured and your spouse (if resident of same household)

listen to the pronunciation of named insured and your spouse (if resident of same household)
English - Turkish

Definition of named insured and your spouse (if resident of same household) in English Turkish dictionary

you
siz

Merhaba, siz Bay Ogawa mısınız? - Hello, are you Mr Ogawa?

Siz insanları anlamıyorum. - I don't see your point.

you
sen

Artık seni sevmiyorum. - I don't like you anymore.

Artık seni sevmiyorum. - I don't love you anymore.

you
{z} 1. sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don't be late! Çocuklar, siz geç
you
genellemelerde kullanılır
you
sana

Bu kravat sana çok iyi uyuyor. - That tie suits you very well.

Sana küçük bir şey getirdim. - I've brought you a little something.

you
sizi

Bu otobüs sizi müzeye götürecek. - This bus will take you to the museum.

Sizin hangi tür şarabınız var? - What kind of wine do you have?

you
seni

Artık seni sevmiyorum. - I don't like you anymore.

İstasyona giderken ben seni geçtim. - I can beat you to the station.

you
size

Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez. - You are not allowed to violate the rules.

Size patatesleri haşlayacağım. - I'll boil you the potatoes.

you
sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don't be late! Çocuklar, siz geç
English - English
you