named insured and your spouse (if resident of same household)

listen to the pronunciation of named insured and your spouse (if resident of same household)
English - Turkish

Definition of named insured and your spouse (if resident of same household) in English Turkish dictionary

you
siz

Siz insanları anlamıyorum. - I do not understand you.

Siz insanları anlamıyorum. - I don't see your point.

you
sen

Sen olmasaydın, o hâlâ hayatta olacaktı. - If it hadn't been for you, he would still be alive.

Artık seni sevmiyorum. - I don't love you anymore.

you
{z} 1. sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don't be late! Çocuklar, siz geç
you
genellemelerde kullanılır
you
sana

Bu kravat sana çok iyi uyuyor. - That tie suits you very well.

Bu kitabı sana vereceğim. - I will give you this book.

you
sizi

Sizinle yaşamayı seviyorum. - I love living with you.

Sizin hangi tür şarabınız var? - What kind of wine do you have?

you
seni

İstasyona giderken ben seni geçtim. - I can beat you to the station.

Artık seni sevmiyorum. - I no longer love you.

you
size

Size patatesleri haşlayacağım. - I'll boil you the potatoes.

Ben size yardımcı olmaktan mutlu olurum. - I will be glad to help you.

you
sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don't be late! Çocuklar, siz geç
English - English
you