Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

nach treu und glauben (nachgestellt)

listen to the pronunciation of nach treu und glauben (nachgestellt)
English - Turkish

Definition of nach treu und glauben (nachgestellt) in English Turkish dictionary

innocent
masum

Annem yeteri kadar masum bir halde Biraz daha bira ister misin? diye sordu. - Mom was innocent enough to ask him: Would you like any more beer?

Bana kalırsa o masumdur. - I dare say he is innocent.

innocent
{s} suçsuz

Tom muhtemelen suçsuz. - Tom is probably innocent.

Onun suçsuz olduğunu iddia etti. - He maintained that he was innocent.

innocent
arı
innocent
{i} aptal

Sen aptal bir kız değilsin, değil mi? - You're not an innocent girl, are you?

innocent
{i} günahsız
innocent
{i} zararsız kimse
innocent
suçsuz olmak
innocent
safdil
innocent
{i} saf

Görünüşe rağmen, sen bir sapıksın. Ben bir sapık değilim. Ben saf ve masum bir genç kızım. Evet, evet, yok daha neler. - Despite appearances, you're a pervert. I'm not a pervert. I'm a pure and innocent young girl. Yeah, yeah, give me a break.

Tom saf saf gülümsedi. - Tom smiled innocently.

innocent
temiz kalpli
innocent
zararsız

Onların hepsi zararsız çocuklar. - They are all innocent children.

innocent
saflıkla
innocent
innocent emusement zararsız eğlence
innocent
{i} saftrik
innocent
innocentlymasumca
innocent
{i} masum kimse/çocuk
German - English
bona fide/bonafide
in good faith (postpositive)
innocent