These fireworks are spectacular!
- Bu havai fişekler muhteşem.
It was quite spectacular.
- O oldukça muhteşemdi.
You've done a magnificent job.
- Muhteşem bir iş yaptın.
Tom looks magnificent.
- Tom muhteşem görünüyor.
It would be splendid if we could go there, wouldn't it?
- Biz oraya gidebilsek muhteşem olurdu, değil mi?
That's a splendid idea.
- Bu muhteşem bir fikir.
She's really gorgeous.
- O gerçekten muhteşem.
He's drop-dead gorgeous.
- O göz alıcı muhteşem.
His taste in music is superb.
- Onun müzik zevki muhteşemdir.
This is a superb idea.
- Bu muhteşem bir fikir.
It is a stupendous project.
- Bu muhteşem bir proje.
You've been a great help.
- Muhteşem bir yardımcısın.
No matter what he plays on the screen, Tom looks great.
- Tom ekranda ne oynarsa oynasın, muhteşem görünüyor.
Tom explained the situation superbly.
- Tom durumu muhteşem şekilde açıkladı.
We had a glorious time.
- Biz muhteşem bir zaman geçirdik.
We had a glorious time at the seaside.
- Biz deniz kenarında muhteşem bir zaman geçirdik.
Some Whites seek more imperial solutions.
- Bazı Beyazlar daha muhteşem çözümler aramaktadır.
You've done a magnificent job.
- Muhteşem bir iş yaptın.
Tom looks magnificent.
- Tom muhteşem görünüyor.