I'm pleased with these shoes.
- Bu ayakkabılardan memnunum.
I am pretty pleased with you.
- Senden oldukça memnunum.
I'm so glad I met you.
- Seninle tanıştığıma memnun oldum.
I'll be glad if you will help me.
- Yardım edersen memnun olurum.
Now that he's retired, Yves can look forward to a contented and placid life.
- O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.
Despite his riches, he's not contented.
- Servetine rağmen, memnun değil.
Not all of us were satisfied with the system.
- Hepimiz sistemden memnun olmadık.
I'm not satisfied with the restaurant's service.
- Ben restoranın servisinden memnun değilim.
A look of contentment appeared on his face.
- Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.
She was content with her life.
- O, hayatından memnundu.
You should be thankful that you're alive.
- Yaşadığına memnun olmalısın.
I'm happy to meet you.
- Seninle tanıştığıma memnun oldum.
Tom wasn't happy about the situation.
- Tom durumdan memnun değildi.
She was glad of my company.
- O benim şirketimden memnundu.
I'm delighted to make your acquaintance.
- Tanıştığımıza memnun oldum.
I'm delighted to see you.
- Seni gördüğüme memnun oldum.
I'm grateful that you're safe.
- Güvende olduğuna memnunum.
We're grateful to be alive.
- Hayatta olduğumuz için memnunuz.