Emily, üniversitesinde Almanca dilbilimi okuyor.
- Emily is studying German linguistics at her university.
Dilbilim dili tanımlamayı amaçlayan bilim dalıdır.
- Linguistics is the discipline which aims to describe language.
Bilişimsel dil bilimi eğitimi yapmak için çeşitli dilleri bilmek gerekli, ancak, insan bilgisayarların kullanımı da bilmelidir.
- In order to study computational linguistics it's necessary to know various languages, however, one also has to be familiar with the use of computers.
Bilişimsel dil bilimi eğitimi yapmak için çeşitli dilleri bilmek gerekli, ancak, insan bilgisayarların kullanımı da bilmelidir.
- In order to study computational linguistics it's necessary to know various languages, however, one also has to be familiar with the use of computers.
Bilişimsel dil bilim öğrenimi yapmaktadır.
- He studies computational linguistics.
Profesör Ito dilbilimi eğitimi için Amerika Birleşik Devletlerine gitti.
- Professor Ito went to the United States for the purpose of studying linguistics.
Dilbilimi dili tanımlamak için çalışan bir bilim dalıdır.
- Linguistics is a science that tries to describe language.
Dilbilimsel sadelik mantıksızdır.
- Linguistic purism is unreasonable.
Onun dilsel yetenekleri tanınmadan iki yıl önce şirket tarafından istihdam edilmişti.
- He had not been employed by the company two years before his linguistic abilities were recognized.
Hiç dilsel görecelik kavramını duydun mu?
- Have you ever heard of the concept of linguistic relativity?
The message is that we need language features that deal with schematic and linguistic discrepancies.
Roy Medvedev deals with the less known but even odder pseudo-linguistics of Nikolai Marr. ( Los Angeles Times (Nexis) 2 May 2004, R7; cited after OED).