Böyle kirleticiler çoğunlukla otomobil motorlarındaki yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır.
- Pollutants like this derive mainly from the combustion of fuel in car engines.
Ben böyle bir şapka almakla ilgileniyorum.
- I am interested in getting a hat like this.
Bunun gibi bir kamera almak istiyorum.
- I would like to get a camera like this.
Hiç bunun gibi bir şey gördün mü?
- Have you ever seen anything like this?
Bunu bir daha asla bu şekilde yapma!
- Never ever do it like this again!
Biz onu bu şekilde bırakamayız.
- We can't leave him like this.
Benimle o şekilde konuşma hakkını sana kim veriyor?
- What gives you the right to talk to me like that?
Bana o şekilde karşılık verme.
- Don't talk back to me like that.
Bunun gibi bir şey yapmalıyız.
- We should make something like that.
Bunun gibi bir şey bulmak istiyorum.
- I wanna find something like that.
Ben asla öyle bir şey duymadım.
- I never heard anything like that.
Öyle şeyler konusunda bilgim yok.
- I don't know about things like that.
Böyle konuşmak için aptal olmalı.
- He must be a fool to talk like that.
Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum.
- It's unusual for you to do something like that.
senin gibi birini istiyorum.
Senin gibi bir kız arıyorum.
- I've been looking for a girl like you.
O, tam senin gibi, iyi bir golfçü.
- He, just like you, is a good golfer.
He was playing in the yard and, then, like that, he was gone.
And then the truck turned, the box fell out the back, and the truck just kept going. / Yea, like that..
... it illegal to tell people things that might override the DRM, things like "This is how ...
... So stories like this made me really start to question, ...